(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki bulunduğu 1 parsel sayılı taşınmazdaki binaya davalının haksız elatıp kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, taşınmazı davacı ile yaptığı sözleşme gereği kullandığını, davacının iyiniyetli olmadığını savunup davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının haklı ve geçerli neden olmadan davacıya ait binaya elatıp kullandığının anlaşıldığı gerekçesi ile ecrimisilin 181.000.000 TL. lik kısmının ve elatmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dosya içeriği ve toplanan delillere, eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen dava konusu 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydına göre; 1 parselin 106580 m2 arsa cinsiyle tescilinden sonra, 29.4.1988 tarih ve 617 yevmiye ile kooperatifin unvanı S.S. Girişim 79 Turizm Geliştirme Kooperatifi olarak değiştirilmesinden sonra taşınmazın 21.10.2000 tarihinde arsa olan cinsi "bahçeli 236 adet kargir pansiyon daire, 94 adet kargir pansiyon dubleks, 28 adet pansiyon tripleks, 1 adet 2 katlı sosyal tesis olarak tashihen tescilinden sonra taşınmazda kat irtifakı kurulmuş, daha sonra yine 8.1.2001 tarihinde cins tashihi yapılıp kat irtifakından vazgeçilerek kat mülkiyetine geçilmiş yeni tapular oluşmuş, yeni 10247 ada 2 parsel ve 10248 ada 1 parseldeki 359 nolu sosyal tesis ortak alan olacak şekilde üyelere tahsis edilmiştir.
Taşınmaz üzerinde kat mülkiyetine geçildiğine göre dava konusu yerle ilgili malikin de değişmiş olması ihtimali gözardı edilmemelidir. Bu şekilde daha önceki mülkiyet durumuna göre yapılan keşif sonucu karar verilmesi halinde doğru bir sonuca ulaşılacağı da söylenemez.
Hal böyle olunca, tartışmalı taşınmaza ilişkin yani oluşan tapularla yeniden uygulama yapılması, dava konusu yerin kimin tapusu kapsamında kaldığının kesin olarak belirlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile kararın yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy