(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 422 parsel sayılı taşınmazın 24/168 payının miras bırakanları F. adına kayıtlı iken, davalıların malik F.'nın torunu F. Ş.'tan aldıkları veraset ilamını tapuya ibraz ederek miras bırakanın paylarını üzerlerine geçirdiklerini, gerçek kayıt malik F.'nın mirasçılarının haklarını ketmettiklerini ileri sürüp, tapunun iptali ile miras bırakanları F.'nın veraset ilamındaki payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın haksız ve yersiz bulunduğunu, miras bırakanın F. Ş. olduğunun, verasetin iptali davasının reddedilip kesinleştiğini bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, intikale esas alınan veraset ilamının iptal davasının reddedildiği derecattan geçerek kesinleştiği, buna göre miras bırakanın F. Ş. olduğu, iptal davasının hasımlı görüldüğü ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi S. A.'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ketmi verese (miras payının gizlenmesi) hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delilerden; iptali istenen 422 sayılı parselin dayanağını teşkil eden 27.5.1934 tarih 45 sayılı iskan tapusunda kayıt malikleri arasında 2 F. bulunduğu, bunlardan birisinin anne F. diğerinin büyükanne F. olarak kayıtlı olduğu, anne F.'nın nüfus kayıtları ve iskan tevzi kaydına göre F. Ş. olduğu, büyük anne F. dışındaki paydaşların (anne F. Ş. dahil) hisselerinin toplamı olan 6/7 payı 14.6.1952 tarihinde T. D. isimli şahsa devrettikleri,1/7 payın büyükanne F. üzerinde kaldığı kadastroca taşınmazın buna göre tespit edildiği ve kesinleştiği, davacılar tarafından sunulan Saruhanlı Sulh Hukuk Mahkemesine ait 10.12.1996 tarih 1995/339 esas-1996/669 karar sayılı veraset belgesine göre de tarafların yani davacılar ve davalıların büyükanne F.'nın mirasçıları olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, anne F. Ş.'a ait veraset ilamından söz edilerek davanın reddedilmesi doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 01.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy