(818 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 1025)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, davalının murisin ikinci eşi olduğunu, murisin 28 parseldeki 1. kat 3 nolu ve 5 nolu meskenlerini davalı eşine bağışladığı halde işlemin satış şeklinde yapıldığını, murisin çok varlıklı olup satmaya ihtiyacı olmadığını, davalının 5 nolu bağımsız bölümü 3. şahıslara sattığını ileri sürerek muvazaa nedeni ile pay oranında iptal ve tescil olmadığı takdirde tenkise, 5 nolu bağımsız bölüm için 5 milyar bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ise satışın gerçek olduğunu, alım gücü bulunduğunu 5 nolu dairenin muris tarafından 3. kişiye satıldığını savunup davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya içeriği ve toplanan delillere göre murisin ikinci eşi olan davalıya dava konusu taşınmazları bağışladığı, işlemin satış şeklinde yapıldığı, muvazaalı olduğu, 5 nolu dairenin ise bir çok el değiştirdiği gerekçesi ile 3 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın kabulü ile tapunun pay oranında iptaline ve davacılar adına tesciline, 5 nolu bağımsız bölümün ise tapusu 3. kişi adına olduğundan bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.5.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Tamer Dinçöz geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik tarafından düzenlenen rapor okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptali, tescil ve tazminat isteğine ilişkindir.
Davacılar, davaya konu 3 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile adlarına payları oranında tesciline, 3. kişiye devir edilen 5 nolu bağımsız bölümün ise miras payına isabet eden bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davaya konu edilen taşınmazların miras bırakan tarafından davalıya temlikinin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davalı adına kayıtlı 3 nolu bağımsız bölümün davacıların miras payları oranında iptal ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Diğer taraftan, çekişmeli 5 nolu bağımsız bölümün miras bırakan tarafından davalıya temlikini müteakip bu yerin dava dışı 3. kişiye satıldığı anlaşıldığına göre, bu yerin dava tarihindeki bedelinden davacılar payına isabet eden miktar yönünden tahsile karar verileceği kuşkusuzdur. Ancak, dava dilekçesinde taşınmaz bedeli fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 5 milyar olarak belirtilmiş ve tahsili istenmiştir. Buna karşın mahkemece söz konusu bağımsız bölümün bedeli 9.133.920.000 TL olarak belirlenmiş olup, istek aşılmak suretiyle toplam 6.850.440.000 TL.ye hükmedilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile kararın yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.000 TL. duruşma Avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy