(4721 S. K. m.683)
Diğer taraftan, uygulamaya geçilmediği sürece düzenleme imar planlarının kişilerin mülkiyetten kaynaklanan haklarını ortadan kaldırmayacağıda kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davacının mülkiyet hakkına değer vermek suretiyle bir hüküm kurulması gerekir.
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 6524, 6196 ve 6197 parsel sayılı taşınmazlarına davalının elatıp, 4 adet elektrik direği diktiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile 1.500.000.000 lira ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taşınmaza dava dışı belediyenin isteği üzerine, yeşil alan ve tretuvara direklerin dikildiğini, davacının iddasının yersiz olduğunu savunup, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının davacıya ait çaplı taşınmazlara elatmadığı, belediyenin gösterdiği yeşil alan ve tretuvar elektrik direklerinin dikildiği, çekişmeli yerin imarda yeşil alan ve tretuvar olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.5.2003 Salı günü saat 9.15 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde, gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi Hüseyin Çelik'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, özellikle yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 25.11.2002 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinden davacıya ait 6196, 6197 ve 6524 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarenin elektrik direği dikmek suretiyle elattığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu taşınmazların tapu kaydı üzerinde kamulaştırma şerhi mevcut isede, kamulaştırmanın 6196 ve 6197 parseller bakımından idari yargı yerinde iptal edildiği, 6524 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasında da dava dışı belediye tarafından vazgeçildiği görülmektedir. Diğer taraftan kamulaştırma işlemlerinin çekişmeli taşınmazların imar planında yeşil alan için ayrılmasına bağlantılı olarak yapıldığı sabittir. Kamulaştırma ortadan kalktığına göre, onun sebebini teşkil eden imar değişikliğinin de geçerliliğini koruduğu söylenemez.
Diğer taraftan, uygulamaya geçilmediği sürece düzenleme imar planlarınınkişilerin mülkiyetten kaynaklanan haklarını ortadan kaldırmayacağıda kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davacının mülkiyet hakkına değer vermek suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile kararın yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 20.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy