(3194 S. K. m. 18)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı,kayden malik olduğu 1239 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu mevkii' de İmar Kanununun 18. maddesi ile yapılan uygulaması ile taşınmazların sınırlarında değişiklik yapılmadan sadece ada pafta ve parsel numaralarının değiştirildiğini,halen kendisine ait taşınmazın davalılar adına 6308 ada 7 parsel olarak yanlışlık neticesi yazıldığını ileri sürüp iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar,imar uygulamasından dava tarihine kadar 10 yılı aşkın süre geçtiğini, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece,davacı iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar,davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp,düşünüldü:
KARAR
Dava tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden,toplanan delillerden çekişme konusu olduğu bildirilen 1239 ada 7 kadastral parselin 10.3.1989 tarihinde imar Yasasının 18. maddesine göre yapılan imar düzenlemesi ile 6308 ada 7 parsel olarak davalılar adına tescil edildiği ve bu işlemin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davalılar adına oluşan sicilin temelinin belediye encümen kararına dayalı şuyuulandırma işlemi olduğu anlaşılmaktadır. Sicilin dayanağını teşkil eden idari kararın idari yargı yerinde iptal edilip ortadan kaldırılmadığı sürece eldeki davanın dinlenebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca,davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,5.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy