(4721 S. K. m. 683, 684)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 256 parsele davalıların el atıp, kendisine ait otelin duvarlarını yıkarak bir kısmını kullandıklarını ileri sürerek, el atmalarının önlenilmesine, duvar dolayısı ile 13.337.285.336 liranın ve iki aylık ecrmisil bedeli olarak 900.000.000 lira tahsilini istemiştir.
Davalılar, ile davaya katılanlar davacının 256 parseldeki otel katları ile ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın 5 parsel malikleri tarafından kendilerine kiraya verildiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, 256 parselin Kargir depo vasfı ile tapuda kayden davacıya satılıp, tapuda kayıtlı vasfı ile davacıya teslim edildiği, üzerindeki otel bölümünün davacı ile ilgisi olmayıp, davalılara kiraya veren Nebahat E.'ye miras taksim sözleşmesi ile verildiği, buranın kök muris Şükrü Ş.dan geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından, duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 27.5.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Ali Hallaç ile temyiz edilen Önder Eç. vs vekili avukat Hüsnü Bekiroğlu geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilen vs vekili avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ecrimisil ve tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, çekişmeli 256 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, komşu 5 parsel kayıt malikleri ve kiracılar tarafından iki taşınmaz arasında bulunan duvar yıkılmak suretiyle davacıya ait taşınmaza eylemli olarak el atıldığı sabittir. 5 parselde inşaa edilmiş bulunan yapının davacıya ait 256 parseldeki deponun üstünü ve taşınmazın tamamını kapsayacak şekilde taşkın halde bulunduğu da anlaşılmaktadır.
Komşu 5 parsel malikleri olan bir kısım davalılarca Medeni Yasanın 725.maddesi uyarınca açılan temliken tescil davasının retle sonuçlandığı ve kesinleştiği, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/625-2001/833 sayılı dosya kapsamıyla sabittir.
Bu durumda, gerek taşkın yapı suretiyle gerek bu yapının kullanılması yoluyla davalıların davacıya ait 256 nolu parsele vaki el atmalarının haklı ve geçerli bir nedene dayandığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, kayda üstünlük tanınarak bir karar verilmesi gerekirken, Medeni Yasanın 684 maddesi ile ifadesini bulan bütünleyici parça ( mütemmim cüz ) kuralı göz ardı edilmek suretiyle davanın reddedilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 27.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy