(4721 S. K. m.683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 527 kadastral parselin özel 45 nolu parselini 1981 yılından beri malik gibi kullandığını, davalının elattığını, haksız olduğunu, ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, 527 parselin imarla kendi adına tescil edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak önceden verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine, Dairece, 24.6.1997 tarih ve 1997/6873-8748 nolu ilamı ile (... Hükmün temyiz aşamasında 527 parselin parselasyonun işlemine karşı Belediye Encümeninin kararına karşı idari yargı yerinde dava açıldığı, bu davanın eldeki dava için bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre, karar verilmesi gerektiği...) gerekçesiyle bozulmuş ve bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucu bu defa davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından, duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 3.6.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Deniz Yalaz ile temyiz edilen vekili avukat Çiğdem Ö. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi Hüseyin Çelik'in tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmazdaki özel parsele elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden tarafların özel parselasyona tabi tutulan 527 nolu kadastro parselinde paydaş oldukları, anılan parseldeki 45 nolu özel parselin çekişmeye konu edildiği görülmektedir.
Söz konusu kadastro parselini de kapsar biçimde o yörede Belediye Encümen kararına dayalı olarak yapılan imar uygulaması ile çekişmeli yerin davalı adına tescil edildiği, davacı tarafından imar işlemine yönelik olarak idari yargı yerinde açılan dava sonunda çekişmeli imar parsellerinin oluşumuna esas teşkil eden encümen kararının iptal edildiği, bu kararın kesinleştiği 1058 ada 1 parselin tescilinin dayanaksız hale geldiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten, imar parselinin sebebini teşkil eden idari karar ortadan kalktığına göre, eski 527 parseldeki hak durumunun geri geleceği ve taraflar arasındaki çekişmenin oradaki mülkiyet hakkına göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne varki, imarla oluşan çap kayıtları henüz iptal edilmiş değildir. Çap iptale kadar geçerli olup, iptal edilmedikçe çapta belirlenen mülkiyet hakkına değer verilir.
Hal böyle olunca, davacıya iptale dair idari karar uyarınca imar parsellerinin iptali ve eski kadastral parsele dönüşünü sağlamak amacıyla dava açması için önel verilmesi açılacak davanın eldeki dava bakımından bekletici mesele sayılması oluşacak hak durumuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme neticesinde yazılı biçimde davanın kabulü doğru değildir.
Sonuç: Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 4.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 3.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy