(818 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 558)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, müşterek miras bırakanları Bekir'in kayden maliki bulunduğu, 55 parsel sayılı taşınmazın 3 nolu bağımsız bölümünün ½ payını ikinci eşi davalıya mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış yoluyla temlik ettiğini belirtip, tapu iptal ve miras payları oranında tescilini, ancak miras bırakanın aynı taşınmaz hakkında düzenlemiş olduğu vasiyetnamenin de iptalini istemiştir.
Davalı, miras bırakanın taşınmazın ½ payını kendisine vasiyetname ile de temlik ettiğini ve işlemin geçerli olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, vasiyetin iptali davasının tefrikine ve muvazaa nedeniyle tapu iptal tescil davasının ise muvazaa iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Özgül Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden;çekişmeli 55 parsel sayılı taşınmazın ½ payını miras bırakanın 29.4.1986 tarihinde davalı eşine satış yoluyla temlik ettiğini, temlikin satış olarak nitelendirilmesine karşın, bedelsiz olduğu görülmektedir.
Ancak, miras bırakanın aynı taşınmazın diğer ½ payını davacılara 20.2.1991 tarihli vasiyetname ile vasiyet ettiği, vasiyetnamenin iptali için açılan davanın ise halen derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sözü edilen iptal davasının retle sonuçlanması halinde miras bırakan tarafından çekişmeli taşınmazın davacı ve davalılar arasında taksimini öngören bir sonucun ortaya çıkacağı kuşkusuzdur. Bu sonuca göre de, miras bırakan tarafından yapılan temliklerin (satış, vasiyet yoluyla)mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı değil, mirasçılar arasında paylaştırma iradesiyle gerçekleştiğinin kabulü gerekecektir.
Hal böyle olunca, eldeki davadan tefrik edilerek görülmekte olan vasiyetnamenin iptali davasının sonucunun beklenmesi, orada belirlenecek duruma göre, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 9.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy