(4721 S. K. m. 683, 737)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu, 455 parsel sayılı taşınmazdaki bina duvarının komşu taşınmaz maliki davalının su tesisatındaki arıza nedeniyle rutubetlendiğini, davalının parseline yaptığı imara aykırı eklentisinin görüşünü kapattığını, saçaklarının ise taşkın bulunduğunu ve baca dumanlarının kendisini rahatsız ettiğini ileri sürüp, komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle davalının elatmasının önlenmesi, taşkın yapı ve eklentilerin yıkımını, duvarın eski hale getirilmesini ve zararın tazminini istemiştir.
Davacı, iddiaların doğru olmadığını, zararın davacının su tesisatından kaynaklandığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulüne, baca ve saçakların yıkılması nedeniyle dava konusuz kaldığından bu isteğin reddine, eklentilerin yıkım isteğinin reddine, davalının pis su borularının tamirinin davalıca yapılmasına, yapılmaması halinde masrafın davalıdan tahsiline ve bu işlerin davacı tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı ve davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi Özgül Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, eylemli elatma yanında komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre saçak ve baca tecavüzünün yargılama aşamasında ortadan kaldırıldığı, bahçeye davalı tarafından imara aykırı olarak yapılan yapının komşuluk hukuku açısından katlanılabilirlik ölçüsünü aşar nitelikte bulunmadığı anlaşıldığına göre, bu hususlarda kurulan hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir, reddine;
Ancak, davalı binasındaki pis su tesisatındaki hata nedeniyle davacının zarar gördüğü saptanarak bunun giderilmesine karar verilmesi doğru ise de; giderim bedelinin hükmün kesinleşmesine müteakip icra aşamasında davalı tarafından karşılanmak suretiyle sağlanması biçiminde hüküm kurulması gerekirken, daha sonra değişebilirlik gösterecek maddi karşılığın hükme yazılarak karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 23.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy