(1086 S. K. m. 374, 423) (4721 S. K. m. 737)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 30 parsel sayılı taşınmazlarında 4 katlı binalarının bulunduğunu, komşu 31 parsel sayılı taşınmaz malikleri olan davalıların cepheleri kapatacak, ışık haklarını yok edecek, kullanım şeklini tamamen bozacak ve kazanılmış haklarını ihlal eder şekilde ve binalarını yıkılma tehlikesine maruz bırakmak suretiyle inşaata başladıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve tehlikenin izolesi isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar vekili davalıların ruhsat alarak inşaata başladıklarını idare mahkemesinde dava açılması gerektiğini, inşaatı yapanlardan 31 parsel sayılı taşınmazda 1/4 pay malikinin davada yer almadığını, 2003/21 değişik iş sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yada bilirkişi raporuna göre tehlikeyi giderecek şekilde değiştirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının reddine, tehlikenin giderilmesi talebinin kabulü ile ihtiyatı tedbir dosyasında verilen rapora göre karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi yanında komşuluk hukukundan ( M.K.737 ) kaynaklanan gerekli tedbir ve önlemlerin karar altına alınması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı hukuksal gerekçeye, özellikle teknik bilirkişilerin bilimsel verilere dayalı raporları gereğince davacı taşınmazına fiilen bir elatmanın bulunmadığı gözetilerek elatmanın önlenmesi isteğinin reddine ve raporda belirtilen önlemlere hükmedildiğine göre davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ne var ki, dava açılmadan önce davacının bir takım masraflar yaptığı delil tespitine ilişkin dosya ile sabittir. Bilindiği üzere, HUMK.'nun 374. maddesi "delillerin tespiti için ifa ve tanzim edilmiş bilumum muamelat ve evrak esas dava dosyasının merbutu addolunur."hükmü gereğince davadan önceki delil tespitine ait dosyanın eldeki davanın eki sayılacağı kuşkusuzdur. Delillerin tespitine ilişkin giderler HUMK.'nun 423. maddesi hükmü gereğince yargılama giderlerindendir. Bu giderler dava dilekçesinde belirtilmese de mahkemece doğrudan gözetilerek hüküm altına alınması gerekir.
Sonuç: Hal böyle olunca, davacının davadan önce yaptığı delil tespiti ile ilgili masrafların da hüküm altına alınması gerekirken bu hususun gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün belirtilen yöne hasren HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy