(1086 S. K. m. 423) (1136 S. K. m. 164, 165)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 65 parsel sayılı taşınmazın murisi Mustafa adına kayıtlı iken, 30.5.1997'de ölümü ile veraseten eşi Sabriye ve müşterek çocuklarına intikal ettiğini, Sabriye'nin 78 yaşında olup, tasarruf ehliyeti bulunmadığını, torunu davalı Erkan'a verdiği vekaletname ile dava konusu taşınmazdaki payını 13.11.2001'de diğer davalı Reşat'a muvazaalı, hileli olarak sattığını,Tapu Sicil Müdürlüğünün Sabriye'nin tasarruf ehliyetini araştırmadan tescil işlemi yaptığını, ayrıca vekil Erkan'ın vekalet görevini kötüye kullandığını ileri sürüp, tapu kaydının 5/20 payının iptali ile Sabriye adına tescilini istemiştir.
Davalılardan Erkan, Reşat ve Sabriye'nin hayatta olduğunu, davacının dava açma ehliyeti olmadığını, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü ise kendilerine husumet düşmediğini belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, önceki kayıt maliki Sabriye'nin halen sağ olduğu, davacının bu davayı açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Çekişme konusu taşınmazdaki payı vekaleten temlik edilen Sabriye halen hayatta bulunduğuna, davacının adı geçeni temsile yetkili olmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki, davada kendilerini ayrı vekillerle temsil ettiren davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, tek vekalet ücretinin davalı vekillerine ödenmesi şeklinde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz, itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy