(4389 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, satış suretiyle davalıya temlik ettiği taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tekrar adına tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi Özgül Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi tebligat giderleri karşılanmadığından duruşma isteği reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı Hayyam Garipoğlu'nun Sümerbank A.Ş.ni 1998 yılında satın aldığını, davacının o tarihte ve öncesinde üçüncü kişilere olan borçları nedeniyle müzayeke halinde bulunduğunu, bir vesileyle tanıştığı Hayyam Garipoğlu ile 1.9.1998 günlü protokolü düzenlediklerini, bu protokole göre davacının ipotek ve hacizlerle yükümlü olarak maliki bulunduğu taşınmazların davalıya temlik edileceğinin, sözü edilen ipotek ve hacizlerden doğan borçların davalı tarafından karşılanacağının ve ondan sonra taşınmazların piyasa değeri üzerinden satılarak davalının yaptığı masraflar düşüldükten sonra kalacak bedelin taraflarca paylaşılacağının kararlaştırıldığını, bu amaçla taşınmazların davalıya satış biçiminde temlik edildiğini, davalı Hayyam Garipoğlu'nun, sahibi olduğu Sümerbank A.Ş.den kredi temin etmek suretiyle davacının 1.005.000.000.000.TL. borcunu ödediğini, ancak. Tasarruf Mevduat Fonunun bankaya el koyması üzerine davalının protokol gereği edimlerini ifa edemediği gibi davalının şahsi borçlarından ötürü taşınmazların kayıtlarına yeni ipotek ve hacizlerin işlendiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile yeniden davacı adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, protokolden kaynaklanan edimini kısmen yerine getirdiğini, ancak bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devri nedeniyle edimini tamamlayamadığını, mülkiyet hakkının devrinin geçerli bir hukuksal nedene dayandığını, iptali gerektiren bir husus bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu kayıtlarının iptali ile takyidatları ile birlikte davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Dava konusu 61696 ada A4 - A11 - A17 - A18 - B3 - B13 - B14 - B21 - B26 - B34 - B35 - B36 nolu dubleks meskenlerin kat irtifakına ayrılan 312/1572 arsa payını 22.9.1998 tarihinde üzerinde mevcut ipotek, haciz ihtiyati, haciz vs. bütün sonuçlarını kabul suretiyle davalıya satış suretiyle temlik ettiği kayden sabittir.
Davalının, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen Sümerbank A.Ş.nin hakim sermayedarı olduğu da toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Bankalar Yasası'nın 14 ve devamı maddelerinde denetlemeler sonucunda bu kanuna ve bu kanuna dayanılarak alınan kararlar ve yapılan düzenlemelere, bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı ve bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek nitelikte işlemlerin tespit olunması halinde... kurumun alacağı tedbirler ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun oluşma biçimi, bankacılık işlemleri yapma, mevduat kabul etmenin sonuçları ve kişisel sorumluluklar düzenlenmiş, banka ortaklarının yetkileri, gerçek ve tüzel kişilerin sorumlulukları ile alacaklar hakkında 6183 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu yasal düzenleme karşısında davalının Sümerbank A.Ş. hakim sermayedarı ve yetkilisi olması nedeniyle eldeki davada verilecek hükmün Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunu doğrudan ilgilendireceği ve anılan yasadan kaynaklanan hak ve yetkilerini etkileyeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda, anılan kurumun davada yer alması zorunludur.
Hal böyle olunca, davanın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na da yöneltilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, değinilen husus göz ardı edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy