(1086 S. K. m. 7, 73, 36, 105, 372)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanları Fatma'nın dava konusu bağımsız bölümleri davalı M. Reşit'e muvazaalı devrettiğini, bu nedenle iptal tescil davası açıp, taşınmazlara tedbir koydurduklarını, davalının tedbir kararının ifasını imkansız kılmak için danışıklı borçlanma işlemi ile taşınmaza haciz koydurduğunu ileri sürüp, haczin kaldırılmasını istemişlerdir. Mahkemece, dilekçe üzerinden davacılar talebinin, haciz kararı tedbirden sonra verilip, infaz aşamasında tedbirin önüne geçemeyeceği, talepte bulunmakta hukuki menfaat olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 30.9.2003 Salı Günü saat 9.15 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde, gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu siciline konan haciz şerhinin kaldırılması isteğine ilişkindir. Mahkemece, duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden talebin reddine karar verilmiştir. Bilindiği ve HUMK'nun 73.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere, kanunun gösterdiği istisnalar dışında (HUMK 7.36/1-105/2,372 vb.) hakim tarafları dinlemedikçe veya iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için yöntemine uygun biçimde davet etmedikçe hükmünü veremez. Usul hükümleri kamu düzeni ile ilgili olup re'sen gözetilip uyulması gereken kurallardır. Açıklanan yasal zorunluluklar gözardı edilerek duruşma açılmaksızın, evrak üzerinden karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 30.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy