(6831 S. K. m. 2/b) (3573 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davalarda; Davacı, kadastro haritası düzenlenirken, kadastro teknisyenleri tarafından hata yapılarak, hem eski 2638 parsel sayılı çekişmeli taşınmazın, hem de dava dışı diğer bir parselin davalı Salih adına tespit edildiğini, 2638 parsel sayılı taşınmazın ifraz görerek 3914, 4565, 4566, 4567, 4568, 4569 parsel sayılarını aldığını, taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması sonucu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması gereken yerlerden olduğunu ileri sürerek, iptal tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu 4567, 4568 ve 4569 parsel sayılı taşınmazların tamamının 2/B maddesi kapsamında kaldığı, 4565, 4566ve 3914 parsel sayılı taşınmazların da kısmen kültür alanında, kısmen de 2/B maddesi alanında kaldığı, gerekçesi ile bu parseller yönünden de davanın kısmen kabul ve reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine, davalılar Ahmet, Gültekin, Salih, Doğan tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, zeytinciliğin ıslahı hakkındaki 3573 Sayılı Yasaya göre tevzi edilen tapunun kadastro tespiti sırasında dava konusu yerlere uygulandığı iddiası ile iptal ve tescil istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden,2638 parsel kayıtlı taşınmazın bulunduğu yerin 1948 yılında yapılan orman kadastrosu ile orman sınırları içerisine alındığı, bu yerde 1970 yılında 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre, davalıların bayi Hüseyin adına 23 parsel altında kayıt oluşturulduğunu, daha sonra kadastro tespitinde oluşturulan bu kayıt esas alınarak yapıldığı, 23 nolu parselin çekişmeli taşınmazı kapsadığı anlaşılmaktadır.
3573 sayılı yasa hükmü gereği tevzi edilen sahaların orman mevhumu haricinde kalacağı ve bu taşınmazların ormanla ilgisinin kesileceği sözü edilen yasanın 4.maddesinde ifade edilmiştir. Bu tür taşınmazlarda sonradan 6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi uyarınca yapılan çıkarma işlemlerinin hukuki değer taşımayacağı kuşkusuzdur. Kaldı ki, çekişme konusu taşınmazlar imar şuyulandırmasına tabi tutulmuş olup, idari işlem halen ayaktadır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bir kısım taşınmazların 3302 Sayılı Yasa uyarınca orman dışına çıkarıldığından söz edilerek davanın kabulü doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 07.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy