(4721 S. K. m. 3) (775 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1804 parsel sayılı taşınmazın yoldan ihdasen Söğütlü Belediyesi adına tescil edildiğini, bilahare davalıya satıldığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu ileri sürüp tapu iptali, tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, taşınmazın 40-50 yıl önce köy tüzel kişiliğinin kullanımında tapusuz arazi iken satın alıp bina yaptığını, daha sonra bu yerin belediye mücavir alanı içine alındığını ve belediye adına tapuya tescil edildiğini, belediyeden de kendisinin satın aldığını, adına tapu oluştuğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın belediye sınırları içinde kaldığı 775 Sayılı Yasanın 3. maddesi hükmü uyarınca herhangi bir işleme gerek kalmadan bedelsiz olarak belediyenin mülkiyetine geçtiği, amme hizmetine tahsis edilen yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, çekişmeli taşınmaz, Sakarya Nehrinin eski dere yatağı niteliğinde devletin hüküm ve tasarrufu altında yerlerden olduğu halde "yoldan ihdas" edildiği gerekçesiyle belediyece özel mülke çevrildiğini ve davalılara satıldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, 40-50 yıl önce köy tüzel kişiliğince tapusuz iken satıldığını, iyiniyetli olduklarını savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, belediye encümeni kararı ile dava konusu yerin tanımlanmak suretiyle davalı tarafa satışı kararlaştırıldığı, kayden davalılara satıldığı, keşif sırasında yerel bilirkişi beyanında 1960 yılında boş arazi niteliğinde iken köy tüzel kişiliğince valiliğin onayına dayalı olarak kişilere satıldığını, el değiştirmelerle davalıya devredildiğini, bedelin ödendiğine ilişkin belge ibraz edemediğinden tapuya bağlanamadığını, arsa niteliğinde olduğunu bildirmiş, kadastro teknisyeni raporunda ticari alan ve iskan alanında kaldığı, kamuya tahsisli olmadığı belirtilmiş ise de, sözü edilen bu hususlar resmen araştırılmamış, ilgili belgeler dosyaya getirilmemiştir. Öte yandan 775 Sayılı Yasanın 3. maddesi gereği " devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin belediye mülkiyetine geçeceği" bildirilmiş ise de yasada öngörülen amaca uygun tahsis edilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, dava konusu taşınmazın köy tüzel kişiliğince yasal yöntemlere uygun biçimde satılıp satılmadığının belirlenmesi, davalıya ne şekilde devredildiğinin, yol artığı ve 775 Sayılı Yasa uyarınca belediye geçmesi gereken yerlerden olup olmadığının saptanması, buna ilişkin resmi belgelerin ilgili mercilerinden getirilmesi, taşınmazın niteliğine dair uzman bilirkişilerden doyurucu rapor alınması, yanların göstereceği tüm delillerin toplanması, birlikte değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.7.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy