(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, murisleri Rıza'nın kızları olduklarını murislerinin 1968 yılında parasını ödeyerek satın aldığı 1 parsel sayılı taşınmazı oğlu Mehmet Ali adına tescil ettirdiğini, Mehmet Ali'nin de daha sonra vefat ettiğini, muris tarafından oğluna yapılan devrin kızlardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu belirterek, tapunun iptaliyle miras payı oranında adlarına tescili isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar vekili, olayda muris muvazaası bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, miras bırakanın taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak oğluna devrettiği gerekçesiyle davanın kabulüyle miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından yasal süresinde temyiz edilmiş olmakla; Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüyle pay oranında iptal ve tescile karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; Davada ileri sürülen iddianın içeriğine ve davalının savunmasına göre; yanlar arasındaki uyuşmazlık, murisin gerçekte bedelini bizzat ödeyip, üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği kişi ( davalı ) adına kaydettirmesi halinde 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulup bulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Gerçekten, 1.4.1974 tarihli karar, konusu ve sonuç bölümü itibariyle, murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcıdır. Somut Olayda olduğu gibi bedeli ödenerek" gizli bağış " şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur. Bunun yanı sıra, karara, yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı; Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarih 586/782; 21.9.1994 tarih 248/538; 21.12.1994 tarih 667/856; 11.10.1995 tarih 1995/1-608 sayılı kararlarında belirtilmiş; Dairenin yargısal uygulaması bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.
Somut olayda, tarafların müşterek murisi Rıza'nın 1968 yılında parasını bizzat ödeyerek üçüncü kişiden satın aldığı 1 parsel sayılı taşınmazı davalıların murisi olan oğlu Mehmet Ali adına tescil ettirdiği; dosya içeriği ve toplanan delillerden murisin oğlu yararına gizli bağışta bulunduğu sabittir.
Hal böyle olunca; murisin gizli bağış yaptığı ve olayda 1.4.1974 tarih ½ sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın iadesine, 18.9.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy