(3402 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı köy tüzel kişiliği, köy boşluğu ve yoluna davalının ahır, depo yapıp duvar çekerek yolu kapatmak suretiyle tecavüz ettiğini bildirip, muhtesatların yıkımı suretiyle elatmanın önlenmesini istemiştir. Davalı, köy boşluğu ve yolunu işgal etmediğini, binaların tapusu kapsamında kaldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının köy boşluğuna depo ve ahır yapmak suretiyle işgali keşfen de kanıtlandığı gerekçesiyle bu kısımlara elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, köy yoluna duvar çekmek suretiyle kapattığı iddiasının kanıtlanamadığı, duvarı davalının yapmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, özellikle dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş biçiminden; davacı köy muhtarının eldeki dava ile köy boşluğu ve yoluna davalının yapılaşmak suretiyle elattığını belirterek tecavüzün yıkım yoluyla giderilmesini istediği anlaşılmaktadır. Çekişmeli yerin köy boşluğunda kaldığı da yerinde yapılan uygulama ile saptanmıştır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Bilindiği üzere, köy boşlukları 3402 Sayılı Yasanın 16.maddesi hükmünce kamu malı niteliğinde olup, bu yerlerin mülkiyeti hazineye aittir. Bu durumda mülkiyet hakkı hazineye ait olan yerde davacı köy muhtarının dava hakkı bulunduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, davanın aktif dava ehliyeti yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 29.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy