(4721 S. K. m. 1015)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, 6015 ada 1 parselde (eski 12249 parsel) paydaş olduklarını; ancak bu taşınmazın Ş Belediyesince önce belediye mülkiyetine geçirilip, sonra tapu kütüğünden terkin edildiğini; bu işlemin idare mahkemesinde iptaline karar verildiğini belirtip, iptal ve adlarına tescil istemişlerdir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, kayden yeniden ihdasının idari bir maliyet arzettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 07.10.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili ile temyiz edilen vekili geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapuda yapılan terkin işleminin iptali ve sicilin eski hale getirilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, isteğin idari nitelikte bulunduğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, çekişmeye konu yerdeki eski 12249 parsel sayılı taşınmazda davacıların 1/6 şar oranda paydaş bulundukları; anılan parsel hakkında Ş Belediye Başkanlığının 21.01.1988 tarihli encümen kararı uyarınca önceden ıslah imar planı uyarınca kamulaştırılmasına karar verildiği gerekçesiyle, önce belediye mülkiyetine geçirilip, daha sonra da sicilden terkini işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu karar aleyhine davacılar tarafından idari yargı yerinde dava açıldığı, yargılama sonunda terkin işleminin dayanağını oluşturan idari kararın iptal edildiği, dosya kapsamı ile sabittir.
Hal böyle olunca, terkin işleminin yasal dayanaktan yoksun hale geldiği; davacıların sicildeki yolsuzluktan söz ederek işbu davayı açtıkları; yeniden sicil ihdasının yargı kararını zorunlu kıldığı gözetilerek, istek hakkında bir karar verilmesi gerekirken, işin idari mahiyette olduğundan bahisle davanın reddedilmesi doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 275.000.0000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy