(1086 S. K. m. 445)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı (iade-i muhakeme isteyen), kendisinin 10 yıldır A'da yaşamasına rağmen, Mahkemenin 2002/254-526 nolu dosyasında açılan dava nedeniyle başka adrese tebligatlar yapılıp aleyhine hüküm kurulduğunu belirtip, yargılamanın iadesini ve haksız kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı, talebin reddini savunmuştur.
Mahkemece, HUMK. nun 445. maddesinde belirtilen yargılamanın iadesi nedenlerinden hiçbirisinin oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, yargılamanın yenilenmesini isteyen tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmekle, duruşma günü olarak saptanan 14.10.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen Nihat geldi davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, yargılama yenilenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı dilekçesinde, yargılamanın yenilenmesini istediği davada kendisine yapılan tebligatların usulsüz ve geçersiz olduğunu, taraf teşkili saptanmaksızın hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. İddianın HUMK. nun 445. maddesinin 7 ve 8. bentlerine dayandırıldığı açıktır.
Böyle bir iddiada öncelikle araştırılması gereken husus, tebligatların karşı tarafın hileli bir davranış ile hatalı olarak yapılmasının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin saptanmasıyla ilgilidir. Mahkemece belirtilen iddia yeterince araştırılmış değildir.
Öyle ise, öncelikle davada ileri sürülen iddia bakımından yargılamanın yenilenmesi talebinin dinlenme kabiliyetinin bulunup bulunmadığının (iade-i muhakeme isteğinin meşru olup olmadığının) esaslı bir şekilde incelenmesi; ondan sonra bir karar verilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca, davacıdan dava dilekçesinde sözü edilen yargılamanın yenilenme sebeplerine ispat vasıtalarının sorulması; bunların toplanması ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy