(1580 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı bulunduğu 923 nolu parsele davalılar tarafından taşkın inşaat yapılmak suretiyle tecavüz edildiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, iyiniyetli olduklarını, taşkın kısım için 923 nolu parsel maliklerine bedelini ödediklerini belirtip davanın reddini istemişlerdir.
Davanın reddine,davalılar yararına irtifak tesisine ilişkin olarak önceden verilen karar Dairece, .. bir kısım paydaş ya da paydaşlara karşı irtifak hakkı veya temlik yönünde hüküm kurulamayacağından davalıya tüm kayıt malikleri aleyhine irtifak hakkı ya da temlik davası açması için önel verilmesi, açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, hükmüne uyulan bozmadan sonra, davalılar tarafından açılan irtifak hakkı tesisine ilişkin dava eldeki davayla birleştirilmiş, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen karar bu kez Dairece, irtifak hakkı kurulması yönünden imarca bir sakınca olup olmadığının belediyeden sorulması, irtifak bedeline birleşen davanın açılış tarihindeki saptanan değer üzerinden hükmedilmesi gerektiğine" işaret edilerek bozulmuş, bu kez yapılan yargılama sonucunda elatmanın önlenmesi isteğinin reddine, taşkın yerin değeri üzerinden davalı yararına irtifak hakkı tesisine karar verilmiştir.
Karar, davacı (karşı davalı), davalılar (Karşı davacı),davalı Ali tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım, birleştirilen dava irtifak tesisi isteğine ilişkindir. Mahkemece, karşı davanın kabulüne, asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, karşı dava yönünden irtifak hakkı tesisinin 3194 Sayılı Yasa hükümleri gereği olanaklı bulunup bulunmadığının araştırılmasına değinilmiştir. Noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden taşkın kısım yönünden ifraz ve irtifak tesisinin mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İmar düzenlemeleri kamu düzeniyle ilgili olup düzenli bir şehirleşme ve yapılaşmanın gereği için getirilen düzenlemelerdir. Değinilen yasa uygulamasına ilişkin karar yetkisi belediye encümenleri ve il idare kurullarına aittir. Belediyenin sözü edilen organlar dışında imara dair düzenleme yetkileri yoktur.
Eldeki davada, taşkın yer bakımından yetkili kurullarca verilmiş, ifraz ve irtifak tesisine dair bir karar bulunmadığına göre, elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı Bekir ve davalı Ali nin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy