(4721 S. K. m. 883)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 25 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin davalılardan bedelini peşin olarak ödeyerek satın aldığını; kendisine İzmir 16. İcra Dairesinin 2001/15913 sayılı takip dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe ilişkin 15.10.2001 tarihli icra emri tebliğ edildiğini, ipotek belgesinden 27.07.2000 tarihinde tesis edilen ipoteğin 6 ay süreli kurulduğunun ve taşınmazın rehininin süreye bağlandığının ve sürenin sona ermesiyle ipoteğin son bulduğunun anlaşıldığını, davalılara borcunun bulunmadığını, ipotek süresi geçtikten sonra takibe geçildiğini ileri sürüp, takibin iptaline ve ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, taşınmazların davacıya satılması nedeniyle, alacakları bedel kadar borç ipoteği tesis edildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, ipotek bedelinin ödenmemesi ve sadece sürenin geçmesinin ipoteğin fekki nedenlerinden olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.10.2003 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili avukat Halil B. Serdaroğlu ile temyiz edilen Cavidan Güngördü vekili avukat Selim Düzyatan geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilen vs. vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi N. Semra Soydaş tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye; delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle çekişmeli taşınmazlar üzerine konulan ipoteğin borç karşılığı olduğu; borcun ödendiği ispat edilemediği gibi, böyle bir savunmanın da bulunmadığı; ipoteğin süreye bağlanmasının ipotek borçlusu yararına bir vade anlamını taşıdığı, sürenin geçmesiyle ipoteğin kendiliğinden kaldırılması sebebinin doğmayacağı anlaşıldığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 14.12.2002 tarihinde yürürlüğe giren avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edenden alınmasına 21.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy