(4721 S. K. m. 3, 1023)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalı adına kayıtlı 263 ada 12 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisap şartlarının bulunmadığını, tespit maliklerinden satın alan davalının iyiniyetli olmadığını ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı, tapu kaydına güvenerek satın alan iyiniyetli malik olduğunu ileri sürüp, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının taşınmazı iyiniyetle satın alan kişi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi S. Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalının iyiniyetli olduğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu 127 sayılı taşınmazın senetsizden davaların bayi adına tespit gördüğü 1999 yılında satış yoluyla davalıya temlik edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tarım yapılmayacak taşlık, kayalık yerlerden bulunduğu fen elamanı bilirkişi raporları ile saptanmıştır. Esasen, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Taşınmazın yukarıda açıklanan niteliği itibariyle kamu malı olduğu da kuşkusuzdur. Kamu mallarında Medeni Kanunun 1023.maddesinin uygulama olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, davanın kabulü ile kayden iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy