(818 S. K. m. 18) (1086 S. K. m. 166, 167, 168, 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar ve müdahil vekili, dava konusu taşınmazların muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptali ve pay oranında tescili isteğinde bulunmuş; eski hale getirme dilekçesinde ise anılan davanın 17.4.2003 tarihli duruşmasına rahatsızlığı nedeniyle yetişemediğini, bunu doğrulayan doktor raporu olduğunu; ancak mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek, doktor raporu gereği eski hale getirme talebinin kabulü ile davanın kaldığı yerden devamını istemiştir.
Davalı vekili, tapu iptal ve tescil davasının reddini, yine davacılar vekilinin eski hale getirme talebinin H.U.M.K.'nun 167. maddesine uygun olmadığını; mazeret dilekçesi yazmak veya yazdırmak ve mahkemeye göndermekten aciz bulunma şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptal ve tescil davasının üç kez takipsiz bırakılmış olması nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, davacılar ve müdahil vekilinin eski hale getirme talebine ilişkin isteğinin ise, dayanılan doktor raporunun şekli ve münderacatının davacılar ve müdahil vekilinin H.U.M.K.'nun 167/1 maddesinde belirtilen şekilde muamele yapmaktan aciz bulunduğunu tespit eder mahiyette olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar ve müdahil vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi Sevinç Türközmen'in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Temyiz H.U.M.K'nun 166 ve devamı maddelerinden kaynaklanan eski hale getirme isteğinin reddi kararına ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden görülen tapu iptal ve tescil davasının H.U.M.K.'nun 409/5 maddesi gereğince takipsiz bırakılması sebebiyle 17.4.2003 günlü oturumda açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar vekili, yasal süresi içerisinde mahkemeye verdiği dilekçesiyle Şanlıurfa Devlet Hastanesinden alınmış,17.4.2003 tarih ve 4026 sayılı 3 gün yatak istirahatını içeren rapora dayanarak eski hale getirme talebinde bulunmuştur. Resmi hastaneden verilmiş olan söz konusu rapor davacılar vekilinin H.U.M.K.'nun 167. maddesi anlamında duruşma oturumuna arzu ve iradesi dışında katılamadığını göstermektedir. Ayrıca, aynı kanunun 168. maddesinde ön görülen on günlük süre içinde de bu durum mahkemeye usulüne uygun biçimde dilekçe ile bildirilerek eski hale getirme isteminde bulunulmuştur. O halde, davacı vekilinin ilk defa vuku bulan eski hale getirme talebinin kabulüyle gün tayin edilerek duruşmaya devam edilmesi gerekirken vekilin ihtiyari dışında olduğu belgeyle saptanan mazereti göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: O halde, davacılar vekilinin temyiz talebi yerindedir. Kabulüyle eski hale getirme talebinin reddine dair kararın H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy