(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, davacı adına kayıtlı dava konusu taşınmazın 1.8.2000 tarihinden itibaren davalının işgali altında bulunduğunu ileri sürerek, haksız elatmanın önlenmesine ve 31.7.2003 tarihine kadar tahakkuk eden 672.900.000 TL. ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, bu taşınmazın kendisine lojman olarak tahsis edildiğini aylık kira bedellerini ödediğini, taşınmazda kiracı sıfatı ile bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında zımni kira sözleşmesi oluştuğu ve davalının haksız işgalci durumunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi N.Semra Soydaş'ın raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın kayden P... Vakfı'na ait olduğu; anılan taşınmazda inşaa edilmiş bağımsız bölümler bulunduğu; bu yerdeki bir takım bağımsız bölümlerin valilik personeli tarafından kullanılması için davacı idareden tahsisinin vilayetçe istendiği; bu amaçla oluşturulan komisyonca, 9.4.2001 tarihli kararla, çekişmeli bağımsız bölümün Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün uygun bulunması halinde davalıya tahsisinin öngörüldüğü; bu öngörü ile de davalının çekişmeli yeri işgale başladığı anlaşılmaktadır.
Bu işlemlere karşın, onay makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğünün bir tahsis iradesinin bulunmadığı; aksine, idarenin dosyadaki yazılarından, işgalin haksız olduğu belirtilmek suretiyle buna son verilmesinin istendiği görülmektedir.
Bu durumda, davalının çekişmeli yeri tasarrufunun geçerli bir iradeye ve sözleşmeye dayalı bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Aksi düşüncenin kabulü halinde dahi, davalının çekişmeli bağımsız bölümü tahsis kararına dayanarak kullandığı kabul edilmelidir. Bu halde de tahsise dair idari kararı oluşturan idari birimin, bu iradesini aynı usullerle her zaman geri alabileceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davalının çekişme konusu yeri haklı ve geçerli bir nedene dayalı olmaksızın işgal ettiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunduğundan bahisle davanın reddine hükmedilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 6.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy