(4721 S. K. m. 683) (3533 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı hazine vekili, mülkiyeti hazineye ait taşınmazların davalı Belediyece haksız biçimde işgal edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemiştir.
Davalı Belediye vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın tarafların 3533 Sayılı Yasaya tabii bulundukları, aralarındaki uyuşmazlığın hakem sıfatıyla çözümlenmesi gerekeceği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi M. Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davaya hakem sıfatıyla bakılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillerden, uyuşmazlığın genel mahkeme sıfatıyla görüldüğü ve 3.2.2003 tarihinde davanın reddine karar verildiği, tarafların sıfatı itibariyle davaya hakemde bakılacağı belirtilerek kararın Dairece bozulduğu, mahkemenin de bozmaya uyarak yazılı olduğu üzere hüküm kurduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki, 3.7.2003 tarihinde kabul edilip 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmü değiştirilmiş, taşınmazın aynı ile ilgili çekişmeler bu maddenin kapsamı dışına çıkarılarak genel mahkemelerde çözüme kavuşturulacağı, hükme bağlanmıştır. Bir başka değişle, taşınmazın aynına yönelik çekişmelerde 4916 Sayılı Yasa değişikliği ile hakemin görevi son bulmuştur. Somut olayda uyuşmazlığın taşınmazın aynına yönelik bulunduğu tartışmasızdır.
Bilindiği üzere görev kuralı, kamu düzeniyle ilgili olup mahkemelerce davanın her aşamasında kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır. Öte yandan yasal düzenlemelerle sonradan yürürlüğe konulan usul hükümlerinin özellikle mahkemelerin görevini belirleyen kurallarının kesinleşmemiş eldeki (derdest) davalarda da uygulanacağı açıktır. Her ne kadar Dairenin bozma kararı 4916 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra ise de bu hususun maddi yanılgıdan kaynaklandığı şüphesizdir.
Hal böyle olunca; taraflar arasındaki uyuşmazlığın esas bakımından çözüme kavuşturulması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy