(3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı hazine, 498 parselin davalıların murisi adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların tapu kaydının gayri sabit sınırlı olduğu, davalılardan Selahattin'in kullandığı yerin miktar fazlası ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 498 parselin davalı Selahattin tarafından kullanılan 16.600 m2'lik kısmın tapusunun iptaliyle hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı hazine vekili ve davalılar Selahattin ve Ali Yastı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi Uğur Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 498 parsel sayılı taşınmaz kaydının, teşrinsani 1322 tarih 12 nolu tapunun kadastroca çekişmeli yere uygulanmasıyla oluştuğu 27.1.1975'te yapılan kadastro tespitinin de 9.5.1978 de kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Tespit tarla niteliği ile yapılmış yerinde dinlenen ziraat bilirkişi raporuyla çekişmeli yerin tapudaki niteliği doğrulanmıştır. Bu yerin orman niteliğinde olmadığı da açıktır. Esasen mahkemenin kabulü de bu doğrultudadır.
Öyle ise, taşınmazın tamamının veya bir bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu söylenemez.Taşınmazın belirlenen bu niteliği itibariyle revizyon tapusunun gayri sabit hudutlu olması sonuca etkili değildir. Özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden bulunduğu saptanan taşınmaz bakımından 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinin uygulama yeri bulacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı hazinenin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy