(1086 S. K. m. 151)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanları babaları D. Tancan'ın 111 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payına sahip iken taşınmazdaki payını davalı kardeşi ile kendisine verdiğini davalı ile taksim yaparak yerlerini belirledikten sonra inşaata başladıklarını, şark hizmeti nedeniyle Bingöl ilinde bulunduğundan tapuda intikal yapamadığını, 1/3 payın tamamının davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu iptali ile 1/2 pay olarak adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ev yaptığı yeri davacıya vermeyi kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, kadastrodan sonra yapılan harici taksimin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. ÖZER'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; tarafların miras bırakanları D.'nun 39 parsel sayılı taşınmazda kayden malik bulunduğu 1/3 oranındaki payını 4.5.1992 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı iddiasında davalıya satış suretiyle intikal ettirilen 1/3 payın yarısının kendisine ait olması gerektiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Yargılama aşamasında 23.11.2004 tarihli oturumda davalı taşınmazın yarısını davacıya vermeyi kabul ediyorum dedikten başka 14.1.2005 günlü keşif zaptına geçen beyanında da ben davacı ile babamdan kalan söz konusu yeri yarı yarıya paylaşmaya hazırım demiş ve anılan beyanları HUMK'nun 151.maddesi uyarınca imzası ile saptanmıştır.
Mahkemece anılan davalının bu beyanlarının kendisini bağlayıp bağlamayacağı, davayı kabul mahiyetinde sayılıp sayılmayacağı, üzerinde bir irdeleme ve değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, davalının usulen saptanan yukarıda değinilen beyanları değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy