(4721 S. K. m. 683, 737)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanının paydaşı bulunduğu 727 parsel sayılı taşınmaza komşu 728 parsel maliki davalıların odun yığmak suretiyle elattıklarını, taşınmazları içinde çok sayıda büyükbaş hayvan barındırdıklarını, hayvan pisliklerini bahçe içine yığarak çevre ve insan sağlığına zarar verdiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve hayvan barınaklarının yıkılması isteğinde bulunmuştur.
Davalı Mustafa; davacı taşınmazına elatmadığını, köy yerinde davacı dahil herkesin büyükbaş havyan beslediğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar Mürüvvet ve İsmail yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Mustafa vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, davalının kayden davacının paydaşı bulunduğu 728 parsel sayılı taşınmaza 22.6.2004 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen bölüme elattığı saptandığına göre, davalının hükmün bu yönüne ilişkin temyiz istemi yerinde değildir, reddine.
Davada 727 parsel paydaşlarından davalıların bu parsel içerisinde besi hayvancılığı yaptığı yapılan bu faaliyetin koku ve atık su nedeniyle davacıya zarar verdiği iddia edilerek bu zararın giderilmesi de istenmiştir.
Gerçekten davada iddia edildiği anlamda bir zararın mevcudiyeti sabittir. Bu çekişmenin Türk Medeni Kanununun komşuluk hukukuna ilişkin hükümlerinin olaya uygulanması suretiyle çözüme kavuşturulacağı yönünde kuşku yoktur
Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet; geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevler de yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 683. maddesinde ""Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir."" hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir.
O halde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini göz önünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.
Bunun için de zararın niteliği, kapsamı ve ne surette giderileceği yönünde tarafların tüm delilleri toplandıktan, gerektiğinde yerinde keşif yapıldıktan sonra uzman bilirkişilerden bilim ve tekniğe uygun gerekçeli rapor alınması zorunludur.
Somut olayda, yukarda belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle uzman kişiler aracılığıyla, yeniden inceleme yapılarak doğan zararın giderilmesi için ne gibi önlem ya da önlemlerin alınması gerektiğinin saptanması ve bunlardan uygun olanı üzerine hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy