(1086 S. K. m. 186)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 6269 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 17 nolu bağımsız bölümü davalı İlhan'dan aldığı Jeep'in teminatı olarak davalıya devrettiğini, davalının kendisini kandırarak, taşınmazı muvazaalı satış suretiyle diğer davalılara devrettiğini ileri sürüp tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar İlhan ve Erdal, dava konusu taşınmazı davacıdan satış vaadi ile aldığını, ferağ verilmeyince açtığı dava sonucunda adına hükmen tescil kararı verildiğini, davalı İlhan'ın satışla ilgisi olmadığını, taşınmazın borcun teminatı olarak devredildiği iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini belirtip davanın reddini savunmuşlar, davalı Alpay taşınmazı davalı Erdal'dan satın aldığını, satış vaadi ve teminattan haberi olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının taraf muvazaasına dayalı iddiasını yazılı delille ispat edemediği, davalıların yemini eda ettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma istemi değerden reddedildi. Tetkik hakimi raporu okundu Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, yargılama aşamasında dava konusu 6269 ada 9 parsel sayılı taşınmazın Halil'e satış suretiyle temlik edildiği, yeni malik Halil'in davadan haberdar edilmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın ya da hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralın bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredebileceği kabul edilmiş ve HUMK'nın 186. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre, dava açıldıktan sonra iki taraftan birisi müddeabihi bir başkasına temlik ederse diğer taraf muhayyerdir. Bir başka ifade ile diğer tarafın seçim hakkı vardır.
Davalı, dava konusunu ( müddeabihi ) temlik etmiş ise, davacı davasının temellük edene ( üçüncü kişiye ) karşı devam edilmesini isteyebileceği gibi müddeabihi temlik etmiş olan davalıya karşı tazminata da çevirebilir.
Dava konusunu devreden davacı ise Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre devralan kişi devreden ( temlik eden ) davacının yerine geçer ve onun hak ve yetkilerine sahip olur.
Sonuç: Hal böyle olunca, yeni malik Halil davadan haberdar edilerek davacının seçimlik hakkını kullanmasının sağlanması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz isteği yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy