(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı hazine, 83, 84, 85, 86, 87, 88 nolu parsellere revizyon gören 96 nolu vergi kaydının gayri sabit sınırlı olup genişletilmeye elverişli bulunduğunu, miktarı kadar geçerli olduğunu ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı olan tapuların iptali ile hazine adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece vergi kaydının sabit sınırlı olmadığı, yerinde yapılan uygulamanın usulüne uygun bulunmadığına işaret edilerek bozulmuş, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ö. Bozkurtgil'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece önceden verilen hükmün bozulmasına dair 11.3.1993 tarihli Daire kararında, tescile dayanak yapılan 96 tahrir sayılı vergi kaydının gayri sabit hudutlu, genişletilmeye elverişli olduğu kapsamının miktarıyla geçerli bulunduğuna değinilerek, anılan kayda bozmadan belirtildiği anlamda sabit sınırlardan itibaren kapsam tayin edilmesi gerektiği, öte yandan vergi kaydında ismi geçen maliklerin senetsizden edinecekleri miktarın da 100 dönümü geçemeyeceğine işaret edilmiş, bu belirlemelere göre yerinde yeniden keşif yapılarak yukarıda açıklanan şekilde soruşturmanın tamamlanmasının lüzumu ifade edilmiştir.
Ne var ki; bozmaya uyulmakla birlikte bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiği söylenemez. Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenip dosyaya sunulan 25.12.2002 havale tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde, davalıların kayıtlarına belirlenen ve kırmızı ile işaretli bulunan yer yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Aynı krokide 87 parselde belirlenen ve krokiye işaret edilen 100 dönüm miktarlı yer yönünden de bozma ilamında ifade edildiği gibi davalıların murislerinden gelen hakları olduğu düşünülerek, senetsizden kazanılan yer olarak ilavesi ve bu yer içinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy