(4721 S. K. m. 640, 702)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, tapuda miras bırakanları Fatma'nın paydaşı olduğu dava konusu 16 parsel sayılı taşınmaza davalının kömür çıkarmak suretiyle haksız olarak elattığını, taşınmazın arsa niteliğini kaybettiğini ileri sürerek muhik tazminat karşılığı davalı adına tescili isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair karar Dairece ... HUMK'nun 381 ve 389 md.'ne aykırı olarak kısa karara aykırı olarak gerekçeli karar yazıldığı gerekçesiyle ... bozulmuştur.
Bozmaya uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddiyle muhik tazminat karşılığı davacılara ait kısmın davalı adına tesciline, davacı K. U. yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.10.2005 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen vs. vekili Avukat C. B. geldiler davetiye tebliğe rağmen temyiz eden vekili avukat gelmedi yokluğunda ile temyiz edilen vekili Avukat geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi U. Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tazminat karşılığı iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava dilekçesinin içeriğinden, davacıların miras bırakanın 1/7 payının bulunduğu 16 parsel sayılı taşınmazın davalı şirket tarafından yapılan hafriyat sonucu niteliğinin ortadan kalkmasına sebebiyet verildiği ve kullanılamaz hale geldiği ileri sürülerek bedeli karşılığı taşınmazın davalı adına tesciline karar verilmesinin istendiği anlaşılmaktadır.
Anılan taşınmazın dava dışı 6/7 payı yönünden de aynı nitelikte dava açıldığı davanın kabulle sonuçlandığı ve verilen hükmün kesinleştiği de sabittir.
Ancak, davacıların dayandıkları kayıt miras bırakan adına olup, bu pay elbirliği mülkiyetine tabidir. Türk Medeni Kanununun 702/2 ve 640. maddeleri uyarınca anılan pay yönünden açılacak davaların tüm mirasçıların katılımıyla ya da terekeye atanacak temsilci eliyle dinlenebilir hale geleceği tartışmasızdır. Oysa davada dava dışı paydaş mevcuttur.
Eksik taraf huzuruyla ve iştirak sağlanmaksızın davanın görülmesi olanaksızdır.
Hal böyle olunca; yukarda açıklandığı anlamda davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi ve ondan sonra davaya devam edilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy