(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 29 parsel sayılı çaplı taşınmaza, davalı tarafından moloz dökülüp, fındık ocaklarına, su borusuna zarar verildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve uğranılan zarardan dolayı tazminat isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının tümüyle; tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi H. Gerçeker'in raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi, eski hale getirme ile tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ile kısmen tazminatın tahsiline hükmedilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden çekişmeli 29 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalının bu taşınmazın güneyinde yaptığı taş ocağı işletmesi nedeniyle davacı taşınmazına moloz dökmek suretiyle el attığı gibi taşınmaza başkaca zararlar verildiği de anlaşılmaktadır.
Mahkemece yerinde iki kez keşif yapıldığı gibi yargılama öncesi de Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla bir kısım tespitlerde yapılmıştır.
Ne var ki, keşif ve tespitler sonucu düzenlenen bilirkişi rapor ve krokileri, gerek el atılan yer gerekse davacı taşınmazında meydana gelen zarar yönünden yeterli açıklık taşımadığı gibi çelişkiler de içermektedir. Çelişkili rapor ve krokilere dayalı olarak hüküm kurulması doğru değildir.
Hal böyle olunca, yerinde yeniden uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak, öncelikle davalının faaliyeti nedeniyle davacı taşınmazına eylemli olarak moloz dökülmek, taşınmazın zayiine sebebiyet vermek suretiyle el atıldığı bölümlerin kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanması daha sonra davalının taş ocağı işletmesi nedeniyle davacı taşınmazında ne gibi zararlar doğduğunun saptanması, zararın varlığının belirlenmesi halinde bunun giderini için ne gibi önlem ya da önlemlere gereksinim duyulduğunun belirlenmesi ve bunlardan en uygununa hükmedilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy