(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar vekili, müvekkillerinin K. ili, A. İlçesi, Ç. köyü, Y. mevkiinde yer alan 3316 parselde 1/4 hisse ile malik olduklarını, sınır komşusu 3317 parsel malikleri davalıların 2070 m2'lik alana buğday ekerek el attıklarını ileri sürerek davalıların haksız el atmalarını önlenmesi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000 TL. ecrimisilin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, çekişme konusu yerin babalarından miras yoluyla intikal ettiğini, iştirak halinde malik olduklarını, taşınmazı zemindeki sınırları dahilinde kullandıklarını, gerçek sınırı sonradan öğrendiklerini belirterek haksız ve dayanaktan yoksun açılan davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların dava konusu taşınmaza haksız el attıklarının saptandığı gerekçesiyle haksız el atmanın önlenmesi ve 587.492.633 TL. ecrimisil bedelinin tahsili yönünde karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi İ.Acar'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır.
Daha sonra belirlenen bu durum göz önünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Somut olaya gelince; keşif sonrası düzenlenen rapor ve krokinin hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca yerinde uzman bilirkişi aracılığı ile yeniden keşif yapılarak yukarıdaki ilkeler uyarınca çekişmeli bölümün duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi rapor ve krokisine itibar edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMY. nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy