(2981 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kömürlük ve balkonlarının bulunduğu 28.84 m2'lik yerin 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesi uygulaması sonucunda davalı kişilere ait 5 parsel içinde tescil edildiğini ileri sürerek 5 nolu parselden 28.84 m2'lik kısmın iptali ile 3 nolu parseline ilavesi suretiyle adına tescili isteğinde bulunmuştur. Islah dilekçesiyle de 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarda ilgili idari işlemin iptali ile görevsizlik kararı verilmesini istemiştir.
Davalı Belediye, idari işlem iptal edilmediği sürece tapu iptal ve tescil davasına konu olamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, İdare Mahkemesine dava açılmadığı ve dava şartı yokluğundan davanın reddine dair verilen kararın Dairece çekişme konusu 3 parsel sayılı taşınmazın 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesi gereğince yapılan uygulama ile oluştuğu, yapılan işlemin kadastrol nitelik taşıdığı bu nedenle işin esasına girilerek imar düzenlemesi öncesi hak durumuna yönelik araştırma ve soruşturma yapılması imar düzenlemesinin yasa ile belirli amacının da göz önünde tutulması sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyularak bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davanın kabulü ile imar işleminin iptali ile taşınmazın imar uygulaması öncesi eski hale iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı belediye vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan imar uygulaması sonucu davaya konu parsellerin oluştuğu görülmektedir.
Anılan imar işleminin; Belediye cevabi yazısıyla şuyulandırma cetveliyle 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesine dayalı olduğu belirtilmiş olmasına karşın, yapılan uygulamanın Encümen kararına dayalı ve aynı yasanın 10/c maddesine uygun şuyulandırma işlemi olduğu görülmektedir. Bu durumda, anılan idari karar idari yargı yerinde iptal edilmediği ve ayakta durduğu sürece eldeki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı kuşkusuzdur.
Dairece, önceden yazılan bozma ilamının Belediyenin hatalı cevabı ve kayıtlarındaki hatalı belirlemelerden kaynaklandığı sonucuna varılmaktadır. Bozma maddi hataya dayalı olup, davanın taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşturmaz. Öyleyse, mahkemenin bozma öncesinde verdiği karar gibi dava reddedilmelidir.
Hal böyle olunca, açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Belediye vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy