(1086 S. K. m. 186)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, davacı adına kayıtlı 325 parsel sayılı taşınmaza davalıların haksız yere elattıklarını ileri sürerek önlenmesini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazı haklı ve geçerli bir neden olmadan davalılar Hayati ve Hasan'ın kullandıkları gerekçesiyle adı geçen davalılar bakımından davanın kabulüne, diğer davalı Mustafa yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla;duruşma günü olarak saptanan 25.5.2004 Salı günü saat 9.30 da daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra bilahare Tetkik Hakimi Murat Ataker'in raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, özellikle noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen 2003/1204 esas sayılı dosya örneğinden;kayden davacıya ait 325 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına davalılardan Hayati ve Hasan tarafından elatıldığı, ne varki eldeki davanın yargılaması devam ederken dava dışı Nesrin Tiryaki'nin davacı aleyhine açtığı 2003/1204 esas sayılı cebri tescil davası sonucunda çekişmeli taşınmazın davacı adına olan tapusunun iptali ile Nesrin Tiryaki adına tesciline karar verildiği ve kararın 5.4.2004 tarihinde kesinleştiği, böylece taşınmaz mülkiyetinin el değiştirdiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere;dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş HUMK.nun 186. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
Kendiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece diğer yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan usul kuralına göre işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy