(4721 S. K. m. 683, 724)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, kayden Hazine adına kayıtlı 264 parsel sayılı taşınmaza davalıların ev yapmak suretiyle haksız müdahalede bulunduklarını ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, çekişmeli taşınmaza ait kayıtlarda kendilerine ait muhtesatların şerh edildiği, kullanımlarının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların muhdesat şerhine dayanarak taşınmazı kullandıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S.A'nın raporu okundu, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazda muhtesat şerhi bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, çekişmeli 264 parsel sayılı taşınmazın kayden davacı Hazine'ye ait olduğu, tapu kaydında "Bu parsel üzerindeki iki adet kargir ev 1973 yılında S. oğlu İbrahim tarafından yapılmıştır" şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taşınmazdaki muhtesat şerhinin sahibine kişisel hak sağlayacağı, kişisel hak ile ayni hakkın çatışması halinde aynı hakka üstünlük tanımak suretiyle uyuşmazlığın giderileceği kuşkusuzdur. Öte yandan muhdesat şerhi sahibi tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi uyarınca açılmış bir dava da yoktur.
Hal böyle olunca davacı Hazine'nin mülkiyet hakkına üstünlük tanımak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken muhtesat şerhinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy