(3194 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı-karşı davalı, belediye adına kayıtlı bulunan 16 parsel sayılı taşınmazdaki su boruları ile enerji nakil direklerinin sökülmesi için davalı köy tüzel kişiliğinin girişimde bulunduğunu ileri sürerek sataşmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı-karşı davacı, dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğunu imar planlarıyla meraların vasıf ve mahiyetlerinin değiştirilemeyeceğini belirterek tapu kaydının iptali ile belediyenin elatmasının önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşılık davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece " yanların tüm delilleri dikkate alınarak karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucu asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, sataşmanın önlenmesi, birleştirilen dava mera iddiasına dayalı tapu iptal, tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, davada kayden davacı-karşı davalı belediye adına kayıtlı bulunan 16 parsel sayılı taşınmazda davalı köy tüzel kişiliği tarafından enerji nakil direklerinin sökülmesi suretiyle muaraza yaratıldığı ileri sürülerek sataşmanın önlenmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı köy tüzel kişiliği çekişme konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğunu belirterek tapu iptal, tescil isteğinde bulunmuş, mahkemece kurulan ilk hüküm Dairece, bu yer bakımından idari yargıda görülen dava bulunduğu, anılan davanın eldeki dava yönünden bekletici sorun sayılması, ayrıca 3194 Sayılı Yasanın 11. maddesinin 4. fıkrasının 4342 Sayılı Yasa ile değiştirildiğinin gözetilmesi, tüm delillerin dikkate alınması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.
Bozmada sözü edilen Zonguldak İdare Mahkemesinin 1992/668 esas sayılı davasında davalı-karşı davacı köy tüzel kişiliğinin çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamına alınarak küçük sanayi sitesi rezerv alanı olarak ayrılmasına ilişkin belediye meclis kararının iptali isteminin, taşınmazın mera vasfını kaybettiği, şehircilik ilkeleri, planlama esasları gereği küçük sanayi sitesi rezerv alanı olarak ayrılmasında kamu yararı bulunduğu belirtilerek davanın reddedildiği; kararın Danıştay 6. Dairesinin 1994/582 esas-3745 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, imar uygulaması ile küçük sanayi sitesi rezerv alanı oluşturmak suretiyle bir kamu hizmeti amaçlandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar aslı mera olan yerlerin özel mülkiyete konu olması mümkün değil ise de; çekişmeli taşınmaz tescilinin dayanağını oluşturan idari kararın ayakta olduğu kuşkusuzdur.
Bu durumda, idare mahkemesince idari işlem idari yargı yerinde iptal edilmediğine göre yolsuz tescilden söz etme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, hukuksal varlığını sürdüren idari karara değer verilmek suretiyle davacı-karşı davalı belediyenin davasının kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen davalı-karşı davacının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
O halde, davalı köy tüzel kişiliğinin açmış olduğu karşı davanın reddedilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kısmen kabul edilmiş olması doğru değildir. Bu yöne değinen davacı-karşı davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy