(775 S. K. m. 3) (4721 S. K. m. 705)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı adına kayıtlı bulunan 1808 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan dere yatağı ve hayvanların dinlenmesi için ayrılan sıvat-eyrek yeri olduğunu ileri sürüp tapu kaydının iptali ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın yoldan ihdasen belediye adına tescilinden sonra satış suretiyle el değiştirdiğini, taşınmazı tapu kaydına güvenerek iyi niyetle satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece " yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir" gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi Emine Küçüksözen'in raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Önceden mahkemece kurulan hüküm Dairece " dava konusu taşınmazın köy tüzel kişiliğince yasal yöntemlere uygun biçimde satılıp satılmadığının belirlenmesi, davalıya ne şekilde devredildiğinin, yol artığı ve 775 Sayılı Yasa uyarınca belediyeye geçmesi gereken yerlerden olup olmadığının saptanması, buna ilişkin resmi belgelerin ilgili mercilerinden getirtilmesi, taşınmazın niteliğine dair uzman bilirkişilerden doyurucu rapor alınması, yanların göstereceği tüm delillerin toplanması, birlikte değerlendirilmesi, hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir" gerekçeleriyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu yeniden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın öncesinin Sakarya Nehrinin yatağı olduğu, bilahare 10.6.1961 tarihinde kesinleşen kadastro tespitinde çekişmeli yerin yol boşluğu niteliğiyle tescil harici bırakıldığı, bu işlemden sonra vilayet oluru ile köy tarafından davalıya satıldığı, anılan yerin 1968 yılında Söğütlü Belediyesi hudutları dahiline alınıp mahalle olarak belediyeye bağlanmasından sonra da bu kez belediye tarafından yine davalıya satış yoluyla temlikinin sağlandığı anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde, mevcut belirlemelerden, çekişmeli yerin Sakarya Nehri eski yatağı niteliğinde bulunduğu, bu haliyle devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu tartışmasızdır. Diğer taraftan belediye hudutları dahiline alınma tarihi itibariyle 775 Sayılı Yasanın 3. maddesinde belirtilen ve belediyeye geçen yerlerden olmadığı da sabittir. Öyle ise, çekişmeli taşınmazın gerek köy tarafından gerekse belediye tarafından davalıya satışına geçerlilik tanımak olanaklı değildir. Ayrıca, taşınmazın belirlenen niteliği bakımından sonradan el değiştirmesi halinde son kayıt malikinin iyiniyet savunmasına da değer verilemez.Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde iyiniyet iddiası dinlenmez.Bu yerler tescile de tabi değildir.
Hal böyle olunca, çekişmeli taşınmazın tapusunun iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.K.'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy