(743 S. K. m. 634, 645) (818 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalının maliki ve paydaşı bulunduğu 1825 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali, el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiş olup, talebini dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisine tecavüz oranında tapu kaydının iptali ile davalının el atmasının önlenmesi ve yıkım olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Selda Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptal, elatmanın önlenmesi ve isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, davalının da yapısının bulunduğu 1825 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu bu yerde davalı dışında başka paydaşlarında mevcut bulunduğu görülmektedir.
Davacı Hazine söz konusu taşınmazın kısmen kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle eldeki davayı açmıştır.
Paylı mülkiyet üzere olan taşınmazlarda paydaşların taşınmazın her yerinde hak sahibi oldukları tartışmasızdır. Bu nitelikteki bir taşınmaz yönünden iptal istekli olarak açılacak davalarda, anılan mülkiyet durumu dikkate alındığında tüm paydaşların davada yer almaları zorunludur. Paydaşlar bakımından zorunlu dava arkadaşlığı mevcuttur.
Hal böyle olunca, dava konusu 1825 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşları bakımından da dava açılmasının sağlanması, açılacak davaların eldeki davayla birleştirilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy