(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, davalıların mülkiyeti müvekkiline ait bulunan 135 parsel nolu gayrimenkuldeki 2 nolu, 25/251 arsa paylı dükkanını duvar örüp bölmek sureti ile kendilerine zeminden giriş yaptıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve duvarın yıkımı ile tazminat istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi Selda Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmazdaki bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve yıkım, tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden;dava konusu 135 parsel sayılı taşınmazda inşa edilmiş bulunan yapıdaki çekişmeli dükkan nitelikli ve 25/251 paylı 2 nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu;anılan yerde davalılarca bir kısım tadilatlara gidildiği anlaşılmaktadır.
Yerinde yapılan ve yeterli olmayan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen rapor ve krokileri dayanılarak mahkemece taşınmaza vaki müdahalelerin haksız olmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Davada ileri sürülen iddianın açıklığa kavuşturulabilmesi, çekişme konusu yapıya ait tasdikli mimari projenin göz önünde bulundurulmasıyla olanaklı hale geleceği kuşkusuzdur. Tarafların mülkiyet durumunu belirleyen söz konusu projenin çekişmeyi açıklığa kavuşturacağı düşünülmelidir.
Ne var ki, mahkemece söz konusu proje bazında bir inceleme yaptırılmamıştır. Eksik soruşturma ve değerlendirmelerle hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, dava konusu bağımsız bölümünde içinde bulunduğu yapının onaylı mimari projesinin merciinden getirtilmesi, anılan projenin uzman bilirkişi aracılığıyla yerine uygulanması, projedeki mülkiyet durumunun açıklığa kavuşturulması, buna göre varsa bir elatmanın saptanması, yapılan uygulamanın denetime elverişli biçimde düzenlenecek krokiye yansıtılması ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy