(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı (karşı davalı); kayden maliki bulunduğu 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazının tahminen 3000 m2'lik kısmına davalının kanal geçirmek suretiyle el attığını ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve kanalın eski hale getirilmesi isteğinde bulunmuş; birleştirilen davanın ise reddini savunmuştur.
Davalı, 113 ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli yaklaşık üç dekar kısmın, 40 yılı aşkın eklemeli zilyetliğinde olduğu gibi kadastro tespitine uygulanan tapu kaydı kapsamında kalmasına rağmen davalıya ait 113 ada 1 parsel içerisinde tespit gördüğünü, yapılan tespitin hatalı olduğunu bildirip, tapu iptali ve adına tescili istemiş; hakkında açılan davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; taraflara ait 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki sınırın kadimden beri hiç değişmediği, aradaki kot farkı dikkate alındığında değişmesinin mümkün olmadığı, çekişmeli yerin davacı tarafından hiç kullanılmadığı, davalı ve bayileri tarafından kullanıla geldiği gerekçesiyle, davacının elatmanın önlenmesi davasının reddine; birleştirilen davanın ise kabulüyle, 1750 m2'lik kısmın 1 nolu parselden iptali ile 2 nolu parsele eklenmek suretiyle karşı davacı Ö. Yavuz adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davacı (karşı davalı) tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Türközmen'in raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme, birleştirilen dava ise kadastro öncesi nedene dayanılarak tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının reddine, iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, elatmanın önlenmesi davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; elatmanın önlenmesi davasına konu 113 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davacı İ. Dedeağaç'ın kayden malik olduğu, 113 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında iptal davacısı Ö.'in bayii R. adına tespit edilerek kesinleştiği, R. Sakarya'nın bu taşınmazı 10.7.1998 tarihinde davacı Ö.'e sattığı, Ö.'in çapı görerek satın aldığı tartışmasızdır. Bu durumda, tapu iptal-tescil davacısı Özden'in hakkı çapla sınırlı olup, bayiinin tapu kaydına dayanması olanaksızdır. Bu hak kendisine değil, satıcısına (bayiine) aittir.
Hal böyle olunca; eski hale getirme istemi de değerlendirilmek suretiyle elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, iptal tescil isteğinin ise reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacı karşı davalının temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy