(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, müvvekkilinin maliki bulunduğu 158 ada 3 parsele davalıların duvar ve bina inşaa etmek suretiyle elattıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, davacı taşınmazına herhangi bir tecavüzlerinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalıların taşınmazının keşfen saptanan bölümüne elatmalarının önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine ve muhtesatın yıkımına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi Uğur Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden ve özellikle çap kaydından;çekişme konusu 3 parsel sayılı taşınmazın davacı Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğüne ait olduğu, davalıların ise kayden taşınmazla bir ilgilerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, davalıların davacıya ait olan taşınmaza teknik bilirkişi raporunda belirtildiği üzere haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın yapılanmak ve bahçe olarak kullanmak suretiyle elattıkları da sabittir. O halde, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.Davacı Devlet Demiryollarının temyizine gelince, çekişmeli taşınmazın çap kaydında cinsi " fidanlık, meydan ve tren hattı"olarak belirtilmiştir. Taşınmazın belirtilen bu niteliği ve zemin de davalılarca bahçe olarak kullanıldığı gözetildiğinde elatılan bölümler yönünden ecrimisile mütehammül bulunduğu, kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, tarafların bu konudaki delillerinin toplanması, mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla uygulama yapılarak soruşturmanın tamamlanması, belirlenecek ecrimisile de hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy