(3402 S. K. m. 18) (775 S. K. m. 3/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı Belediye tarafından diğer davalı O. Zeybek'e kiralanan yaklaşık 300 m2'lik alanın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek hazine adına tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı belediye temsilcisi, çekişme konusu taşınmazın belediye imar planı içerisinde kaldığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalı Osman taşınmazı belediyeden kiraladığını mülkiyet iddiası bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın Dedemli beldesi belediye imar sınırları içinde kaldığı ve mülkiyetinin belediyeye ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekil tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Akyol'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava 3402 sayılı Kadastro Yasasının 18. maddesi gereğince tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalı Belediyenin imar sınırları içinde bulunduğu nedeniyle mülkiyetinin Belediyeye geçen yer olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu söylenemez.
Hemen belirtmek gerekir ki, 1966 tarihinde yürürlüğe giren 775 Sayılı Yasanın 3. maddesinin 1.fıkrası ile Belediye sınırları içindeki hangi vasıf ve nitelikteki taşınmazların Belediyelerin mülkiyetine geçeceği, aynı maddenin 2.fıkrası ile de, Belediyenin mülkiyetine geçmesi mümkün olmayan taşınmazları hüküm altına almıştır. Ancak anılan Yasanın bu madde (3.mad) hükmü 19.7.2003 tarihinde Yürürlüğe giren 4916 Sayılı Yasa ile iptal edilmiş ve yürürlükten kaldırılmıştır. Bir yasa veya Kanun hükmünde Kararname hükmünün yürürlükten kalkmış olması yürürlüğü süresi içinde doğmuş olan haklara etkili olamayacağı kazanılmış hak (müktesep hak) kuralının bir gereğidir. Öte yandan 775 Sayılı Yasanın 3/1. madde hükmünde belirtilen nitelikleri itibariyle Belediyelere geçmesi gerekli taşınmazların mülkiyetinin Belediye'ye geçebilmesi için bu yasanın yürürlük tarihinde taşınmazın içinde bulunduğu yerin aynı zamanda Belediye olması gerektiği de bir diğer unsurdur.
Öyleyse değinilen tüm bu düzenleme ve ilkeleri karşılar şekilde iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin de toplanması suretiyle elde edilecek sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma inceleme ve soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacı hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy