(1086 S. K. m. 377, 409) (4721 S. K. m. 592, 593)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan H'nin evlilik dışı çocuğu olduğunu, babasının mal kaçırmak amacıyla 126 parsel sayılı taşınmazının bir kısım hisselerini davalı eşi ile damadı olan diğer davalılara muvazaalı biçimde devrettiğini ileri sürerek iptal ve mirasçılar adına tescil istemiş, ıslah dilekçesi ile davalı I. üzerine kayıtlı otomobili de isteğine dahil etmiş, birleştirilen 2002/87 esas sayılı dava ile de miras bırakan ile davalı damatları arasında yapılan menkul eşya satış sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muvazaalı şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle damatlara devredilen hisseler ile menkul eşya satış sözleşmesine yönelik istekler bakımından davanın kabulüne, diğer isteklerin reddine karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.12.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat B.E. ile temyiz edilen vekili Avukat A.K. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi M.A'nın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal-tescil; birleştirilerek görülen dava ise menkul eşya satış sözleşmesinin iptaliyle terekeye iade isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 126 parsel sayılı taşınmazda miras bırakan tarafından davalılar A. ve I.'ye yapılan pay temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu olgu benimsenmek suretiyle davacının payı oranında iptal-tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir; reddine;
Birleşen davada davacı, taşınmaz üzerindeki fabrikanın paketleme evi üniteleri ( yükleme, fırçalama, mumlama, kurutma )ile 1 adet el yapımı boylama makinesi, 3000 adet plastik sandık ve 4 adet sandık taşıma için el arabası hakkında noterde düzenlenen sözleşmenin iptaliyle menkul nitelikli dava konusu şeylerin terekeye iadesini istemiştir.
Tereke adına açılan bu davanın mirasçılardan biri tarafından takibinin olanaksızlığı düşünülerek terekeye temsilci atanmıştır. Tereke temsilcisi 09.07.2002 tarihli oturuma katılmış, davanın esası hakkında beyanda bulunacağını bildirmiş, sonrasında bir bildirimde bulunmadığı gibi takip eden oturumlara da katılmamıştır. Tereke temsilcisi tarafından açılan davaların onun tarafından takip ve sonuçlandırılması asıldır. Bu şekilde açılan davada mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkileri ortadan kalkar.
Birleştirilen dava, yukarıda açıklanan oturumdan itibaren tereke temsilcisi tarafından takip edilmediğine göre takipsiz bırakılan süre de gözetilerek H.U.M.K.'nun 409. maddesi gereğince birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 400.000.000.-TL duruşma avukat parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy