(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak, çekişme konusu 13 ve 172 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı Süleyman adına tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescili davalı bedel vermek istediği takdirde bedelin tahsili isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı Süleyman davanın reddini savunmuş, davalı A. İbrahim davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili ve davalı Süleyman vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Ş.Dağlı İlgün'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın çekişmeli 13 parsel yönünden kabulüne, 172 parsel bakımından reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden çekişmeli 13 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan tarafından davalı kayıt malikine temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptandığına göre bu parsel yönünden davanın kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Buna yönelik davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Davacının 172 parsel ile ilgili temyizine gelince, çekişme konusu 172 parsel sayılı taşınmazın öncesinin 18 nolu kadastral parselden olduğu miras bırakanın bu kadastral parseldeki payından 100 payını davalı Süleyman'a 30.3.1976 tarihinde temlik ettiği 140 payını ise davalı Süleyman'ın damadı diğer davalı A. İbrahim'e aktardığı üzerinde 260 pay kaldığı 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucu taşınmazın 172 nolu imar parseline dönüştüğü, bu parselde miras bırakanın 26/50 davalı Süleyman'ın 10/50, davalı A. İbrahim'in 14/50 oranında paydaş oldukları A. İbrahim'in imar parselindeki payını davalı Süleyman'a temlik ettiği bu suretle davalı Süleyman'ın taşınmazdaki payının 24/50 olduğu, bu payın dava konusu edildiği görülmektedir.
Anılan payın yukarıda açıklandığı üzere öncesinin miras bırakanın temlikinden geldiği sabittir. Mahkemece miras bırakanın temliki işlemlerinin muvazaalı olduğu kabul edildiğine göre bu parsel bakımından da davanın kabulü gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, dava konusu 172 sayılı İmar parselindeki davalı Süleyman payının da iptal ve tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davacıların temyiz isteği yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy