(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişme konusu 832 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan oteli davalının haksız olarak işgal ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, taşınmazı davacı Belediyenin Encümen Kararına dayalı olarak verdiği taahhütnameye istinaden kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kullanımında haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı belediye vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Şükran Dağlı İlgün'ün raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 832 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Belediye tarafından yapılan kamulaştırma işlemi ile üzerindeki otel ile birlikte mülkiyetinin davacıya geçtiği görülmektedir.
Kamulaştırma sonrası davacı belediyenin 15.6.1993 tarih 1817/3145 Sayılı Encümen Kararı ile taşınmaz ve üzerindeki otelin davalı tasarrufuna bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu aşamada davalı, belediyeye verdiği Ankara 3. Noterliğince düzenlenen 17.8.1993 tarihli taahhütnamede, çekişmeli taşınmazı kullanması karşılığında bir miktar ecrimisil ödemeyi üstlendiğini taşınmazın bulunduğu yerde imar planı uygulaması yapılması aşamasında, konunun kendisine bildirilmesi üzerine taşınmazı 15 gün içerisinde boşaltmayı kabul ettiğide sabittir.
Taahhütnamede sözü edilen imar düzenlenmesinin yapıldığı ancak düzenlemeye esas planın henüz uygulama aşamasına sokulmadığı dosya kapsamı ile belirlenmiştir.
Ancak, taşınmazın davalı tasarrufuna bırakılmasına ilişkin Encümen Kararı ve taahhütnamenin taraflar arasında kira sözleşmesi anlamını taşımayacağı kuşkusuzdur. Söz konusu kararın, davalının taşınmazdan yararlanmasını sağlayan muvafakat belgesi niteliğinde olduğu; kayıt maliki davacı belediyenin eldeki dava ile bu muvafakatini geri aldığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, açılan dava ile birlikte davalının çekişmeli yerde haksız işgalci konumuna düştüğü benimsenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı belediyenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy