(2762 S. K. m. 1) (3533 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 31 ada 9 parsel sayılı taşınmazının tapu kaydına kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra idari kararla Yusuf Paşa Vakfı şerhi konulduğunu ileri sürerek; şerhin silinmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, aslının vakıf taşınmaz olduğunun anlaşılması halinde vakıf şerhinin gitti kayıtlarına sonradan işlenmesinin yeni maliki taviz bedeli ödemekten kurtarmayacağını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin bu davada uygulanamayacağını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlara ait kadastro tespitinin kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra tapu kayıtlarına idarece usulsüz vakıf şerhi işlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Emine Küçüksözen'in raporu okundu, düşüncesi alındı.
Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, İl Özel İdaresi adına kayıtlı taşınmaza konulan mazbut Yusuf Paşa vakfına ait şerhin silinmesi isteğine ilişkindir.
Davaya hakem sıfatıyla bakılıp davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Vakıflar İdaresi 2762 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmü gereği mazbuteye alınan davalı vakfı temsilen davada yer almıştır. Çekişmeli taşınmazın genel bütçeye dahil Vakıflar Genel Müdürlüğü ile ilgisi bundan ibarettir. Bu durumda davada 3533 Sayılı Yasanın uygulama yeri yoktur.
Hal böyle olunca, davaya Genel Mahkemede bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.2.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy