(4721 S. K. m. 2, 1023, 1024)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişmeli taşınmazın hükmen belediye adına tesciline ilişkin ilamın infaz edilmesinden faydalanan davalı İbrahim'in davaya konu 49 parsel sayılı taşınmazı durumu bilen diğer davalılara muvazaalı olarak tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı belediye vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi Şükran Dağlı İlgün'ün raporu okundu, düşüncesi alındı.Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu iptali ve tescili isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeli 49 parsel sayılı taşınmazın davalılardan İbrahim adına kayıtlı iken, davacı belediye tarafından açılan dava sonunda, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/125 esas-1977/9 karar sayılı ilamıyla taşınmaz kaydının iptali ile belediye adına tesciline hükmedildiği ve hükmün kesinleştiği görülmektedir.
Buna karşın, davalı İbrahim'in 17.10.1986 tarihli resmi akitle anılan taşınmazı satış yoluyla kardeşleri olan diğer davalılara temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Taşınmazı tapu siciline güvenerek iyiniyetle iktisap edenlerin Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacakları kuşkusuzdur.
Davalılardan İbrahim üzerindeki kaydın, satış tarihi itibariyle yolsuz bulunduğu ve sebebinin olmadığı açıktır. Çekişme konusu taşınmazı davalı İbrahim'den satın alan diğer davalılar onun kardeşleridir. Bu bakımdan adı geçerlerin Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmüne göre yolsuz tescil olgusunu bilebilecek durumda bulundukları kabul edilmelidir. Öyle ise davalı kayıt maliklerinin Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacakları düşünülmelidir.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru değildir. Davacı belediye vekilinin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 1.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy