(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki bulunduğu 58 nolu parsele davalının elattığını, kısmen bahçe olarak kullandığını, kısmen bina yaptığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini, yıkım ve aylık 50 milyon TL. ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise, 58 parselin daha önceki maliki ile anlaştıklarını, kendisinin 46 parselin paydaşı olup ona göre ev yaptığını, iyi niyetli olduğunu temliken tescil için Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/392 esasında kayıtlı davayı açtığını halen derdest olduğunu, anılan davanın neticesinin beklenilmesi ve açılan davanın sonunda reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı ve davacı taşınmazlarının çaplı olduğu, davalının bunu bilerek ve hakkı olmadan davacı taşınmazına taşkın bina yaptığı, kısmen yerini de kullanmakta olduğu, davalının bu nedenle iyi niyetli olamayacağı gerekçesi ile elatmanın önlenilmesi ve yıkım davasının kabulüne, ecrimisil davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.5.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen vekili Avukat Ç. Özen ile temyiz edilen vekili avukat S. Z. Çetin geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi H. Çelik'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenilmesi ve yıkım davasının kabulüne, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıya ait 58 parsel sayılı taşınmaza davalının elattığı, bir kısım yere muhtesat yapıldığı, bir kısım yerin ise bahçe olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki, davalının temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ikinci bir imar işlemi yapıldığından bahsedilmesi üzerine bu hususunun sorulması için dosya eksiğe gönderilmiş; verilen cevapta dava konusu 58 parsel sayılı taşınmazının da içinde bulunduğu alanda 29.7.2003 onay tarihli ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı yapıldığı ancak bu plan uygulanmadan 3. kişiler tarafından planın iptali için idari yargı yerinde birden fazla iptal davası açıldığı, imar planının uygulanmasının önlenilmesi için tedbir konulduğu ve bu davaların halen görülmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, yeni imar planı uygulaması sonucunda taşınmazların geometrik şekillerinde ve mülkiyet durumlarında değişiklik olabilir. Öte yandan eldeki davada elatmanın önlenilmesi yanında yıkım isteği de bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlığın yeni imar durumuna göre çözümlenmesi kaçınılmazdır. Çünkü mevcut duruma göre karar verilip infazı halinde ileride telafisi mümkün olmayacak zararın oluşacağı da söz konusudur.
Hal böyle olunca, yeni imar durumuna göre yeniden araştırma ve uygulama yapılarak uyuşmazlığın çözümü gerektiğinden yeni imarla ilgili idari yargı yerinde açılan iptal davasının sonucunun beklenilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi icap eder. Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren avukat ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 375.000.000 TL. duruşma avukat parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy