(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, TCDD. Genel Müdürlüğü adına kayıtlı 13 parsel sayılı taşınmazın 1500 m2 sinin 01.09.1993 tarihli protokolle davalıya tahsis edildiğini ve üzerine Haydarpaşa Camiinin yapıldığını, yine bu protokole bağlantı olarak 17.05.1994 tarihli protokol ile önceki tahsis edilen yere bitişik 376 m2 lik yerin şadırvan ve tuvalet yapılmak üzere tahsis edildiğini, ancak kullanım amacına aykırı hareket edildiğini ileri sürerek protokolün feshi ile 376 m2 lik yere elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 20.04.2004 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden TCDD. İşletmesi Genel Müdürlüğü vekili avukat Mine Özaydın geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, bilahare Tetkik Hakimi Ülkü Akdoğan tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve 17.05.1994 tarihli protokolün feshi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeli 13 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait bulunduğu, İdarenin önceki tahsisine dayalı olarak bu yerde bir camii inşa edildiği, daha sonra camiinin şadırvan ve tuvalet ihtiyacının karşılanması amacıyla 17.05.1994 tarihli protokol ile anılan taşınmazın 376 m2 lik kısmının davalı derneğe tahsis edildiği görülmektedir.
Yine dosya içerisindeki belirlemelerden derneğin tahsis amacı dışına çıkarak, değişik bir proje uygulama amacıyla tahsis edilen yer dışındaki bölümleri de kapsar biçimde inşaat hazırlıklarına başladığı bu amaçla temel kazı işlemlerini sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
İddianın ileri sürülüş biçiminden keşif sonucu düzenlenen 21.05.2002 tarihli rapor ve eki krokisinde A ile gösterilen bölümün davaya konu edildiği açıktır. Mahkemece, çekişmeli yer olarak belirlenen kısım dışındaki 1134 m2 yerle ilgili olarak ve istek dışına çıkarılarak, dava konusu olmayan yere ilişkin karar verilmiş olması doğru değildir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.
Diğer taraftan asıl davanın konusunu oluşturan ve krokide A ile işaretli bulunan yerin davalıya, 17.05.1994 tarihli protokol ile ve anılan protokolün 4. maddesinin b bendi gereği, şadırvan ve tuvalet yapılmak üzere tahsis edildiği, amaç dışı yapılaşmanın ve tesislerin bir başkasına devrinin engellendiği de sabittir.
Davacı, protokol hükümlerinin ihlal edildiğini, diğer bir deyişle akde aykırı davranıldığını ileri sürmüş, protokolün feshi ve buna bağlantılı olarak bu yere elatmanın önlenmesini ve tesislerin yıkımını istediği halde, mahkemece bu istek hakkında yeterince araştırma yapılmamış, protokolün ihlal edilip edilmediği üzerinde durulmamış bu yönde de bir hüküm kurulmamıştır.
Hal böyle olunca, dava konusu edilen bölüm bakımından protokol hükümleri tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken, protokol hükümleri tartışılmaksızın bu kısma yönelik isteğin reddedilmesi doğru değildir. Tarafların temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir.
Sonuç: Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy